Tam 14 hafta internet gazeteciliği dersinde, iletişim teknolojilerinin gelişiminden yola çıkarak internet gazeteciliği olgusunu sizlerle paylaşmaya çalıştım. Bunun için önce küreselleşme kavramından yola çıktım, iletişim teknolojilerinin gelişiminden bahsettim, bu yolculuk sırasında Toffler, Masuda, Bell, Castells gibi konunun önemli düşünürleri bize rehberlik etti, ardından geleneksel gazetecilikten bahsederek internet gazeteciliğine doğru giden süreci incelemeye çalıştım. Internetin tarihinden de bahsettik, geleneksel gazetenin özelliklerinden de, internet gazeteciliğinin gelişim sürecinden ve temel özelliklerinden de bahsettik, habercilik açısından blogların değerlendirmesinden de. Arada Behlül Hoca geldi, bize nasıl blog yapılacağını öğretti, arada ben Internette sansürden bahsettim. Ve nihayet son geldi. Gerçi bu son pek benim için değil, daha çok sizler için. Çünkü seneye ben yine bunları bu sefer başka öğrencilere anlatacağım, ama siz artık iş hayatında veya akademik hayatın başka bir evresinde olacaksınız. Büyük ihtimalle bugünleri de çok arayacaksınız. (Sanırım biz de sizi arayabiliriz, bari itiraf edeyim.) Bu dersi alan herkese çok teşekkür ediyorum, gelenler tabi ki derse büyük renk kattılar, ama diğerleri de (gelmeyenler de) bu rengi tamamlayarak büyük tablonun bir parçası oldular. Her seferinde en ön sırada oturmayı başarıp derste vır vır konuşarak aklımı karıştıran İpek-Sylvia ikilisi, 50 alarak bu kadar mutsuz olmayı başarabilen Hatice, vize öncesi hep gelip sorularıyla derse renk katan ama vize sonrası hiç uğramayan Özlem, bana yoklamada yardım eden Damla, derse geldiği zaman bana sorduğu sorularla beni daha hazır olmaya iten Yeliz, bu dersle yetinmeyip “Web Technology” dersinde de beni yalnız bırakmayan Elvan ve Fulya, hep en iyi notu alıp derslerde hiç sesini duymadığım Müberra, derslerle yetinmeyip maçlarda da karşılaştığımız panik atak Kübra, ve ayrıca dersleri hep takip eden Cengiz, Sadberk, İrem, Emrullah, Yusuf, Gökçen, Nurcan, Koray, Hakan, Yavuz, Tuğçe, Elif, Engin, Dicle, Mesut, Mehmet Ali, Esra, İsmail ve daha ismini sayamadıklarım, hepinize çok teşekkürler. Bunun dışında, kağıt sayarak kantinde batak oynayan ve Cem hocadan aldıkları istatistik dersinin hakkını vermeye çalışanlara da, Firdevs gibi iyi arkadaşlar bulup (bu sahiden çok önemli, Güngör gibi hiç birşeyden çekinmeden, gözümüzün içine baka baka başkasının yerine imza atan sağlam arkadaş bulmak bu hayatta kolay değil, iş hayatında çok arayacaksınız bu arkadaşları) “Ne de olsa hep çalışacağım bari bu sene gezeyim” diyenlere de, bir dersimize gelip Facebook resimleri çekip bir daha göremediğimiz Didem’e de, bir derse bile gelmeyip (vize öncesi son ders dahil) Teras’ta bol bol rastlaştığımız Leyla’ya da, çalıştıklarından dolayı gelemeyen arkadaşlara da tek tek teşekkürler. Bu derste ve belki birçok başka derste öğrendiklerinizin çoğunu pratikte kullanmayacağınız için çoğunu unutacaksınız, çünkü hep söylediğim gibi, üniversite tabi ki öğrencilere bilgi veriyor temel fonksiyon bu ama onun dışında bence size kattığı en büyük değer derste duyduğunuz bir sözün sizin zihninizde bıraktığı soru işaretleri. Bu bağlamda günün birinde, yolda giderken, kitap okurken, araba kullanırken, film seyrederken, arkadaşınızla muhabbet ederken yani hayatınızın sadece bir anında “ Neydi o Internet Gazeteciliği dersine gelen kel hocanın adı, o galiba bir ara bundan bahsetmişti” derseniz, bu ders ve dolayısıyla ben işlevimi yerine getirmiş olacağım.
Umarım final ve bazıları için bütünleme döneminiz çok iyi geçer ve hiçbirinizle bir daha “derste” karşılaşmayız. (Ders dışında her zaman beklerim). Hepinize bundan sonraki hayatınızda başarılar.
Ders sırasında ne kadar sürç-i lisan ettimse affola.
Hoşçakalın…. ;-)
Yrd. Doç. Dr. N. Emel Dilmen
Umarım final ve bazıları için bütünleme döneminiz çok iyi geçer ve hiçbirinizle bir daha “derste” karşılaşmayız. (Ders dışında her zaman beklerim). Hepinize bundan sonraki hayatınızda başarılar.
Ders sırasında ne kadar sürç-i lisan ettimse affola.
Hoşçakalın…. ;-)
Yrd. Doç. Dr. N. Emel Dilmen